Başına 25 milyon dolar ödül konulmuştu, şimdi ABD ile aynı masada
ABD'nin başına 25 milyon dolar ödül koyduğu Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, değişen yönetimle Washington'ın birlikte çalıştığı kilit isimlerden biri haline geldi.
ABD'nin en çok aranan isimlerinden biri olan Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello, yıllardır Washington tarafından uyuşturucu kaçakçılığı, yolsuzluk ve insan hakları ihlalleriyle suçlanıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Cabello'nun yakalanmasını veya mahkum edilmesini sağlayacak bilgi karşılığında 25 milyon dolar ödül vaat ediyor.
ABD Savcılığı, Cabello'yu tonlarca kokain sevkiyatını organize etmekle suçlarken, ABD Hazine Bakanlığı da yolsuzluk gerekçesiyle yaptırım listesine aldı. Birleşmiş Milletler ise Cabello'yu Venezuela'daki baskı mekanizmasının önde gelen isimlerinden biri olarak gösteriyor.
Buna rağmen Cabello, son dönemde üst düzey ABD'li yetkililerle birlikte çalışan isimlerden biri haline geldi.
DEPREMLER İŞ BİRLİĞİNİ HIZLANDIRDIGeçen ay Venezuela'yı art arda vuran iki büyük depremin ardından ABD ile Karakas yönetimi arasındaki koordinasyon daha da arttı.
Bu ay düzenlenen bir etkinlikte ABD'nin Venezuela Büyükelçiliği'nin üst düzey diplomatı John Barrett'in Cabello ile tokalaşıp omzuna dokunduğu görüntüler kamuoyuna yansıdı. Ertesi gün ise ABD'li generallerin Cabello ile toplantı yaptığı ve toplantı öncesinde birlikte güldükleri fotoğraflar paylaşıldı.
TRUMP YÖNETİMİNİN VENEZUELA POLİTİKASI DEĞİŞTİTrump yönetiminin ocak ayında Venezuela'ya düzenlediği askeri müdahale sonrası Devlet Başkanı Nicolas Maduro devrildi ve ülke fiilen ABD'nin himayesinde yeni bir yönetime geçti.
Washington, ülkenin yönetiminde demokrasi yanlısı muhalefet yerine Maduro döneminde görev yapan bazı üst düzey isimlerle çalışmayı tercih etti.
Bu kapsamda Maduro yönetiminin birçok eski yetkilisi, ABD destekli yeni yönetimde görevlerini korudu.
ABD'NİN BAŞINA ÖDÜL KOYDUĞU İSİM GÖREVDE KALDIVenezuela Sosyalist Partisi'nin kurucu isimlerinden olan Cabello, Maduro'nun devrilmesinin ardından da İçişleri Bakanı olarak görevini sürdürdü.
Savcılığa göre Cabello, bir uyuşturucu kaçakçılığı davasında Maduro ile birlikte sanık konumunda bulunuyor. İddianamede Cabello'nun, Venezuela'dan 5,5 ton kokain sevkiyatını koordine eden isimlerden biri olduğu öne sürülüyor.
Şili hükümeti ise Cabello'yu, 2024 yılında Santiago'da sürgünde yaşayan Venezuelalı bir muhalifin öldürülmesi emrini vermekle suçluyor.
"ABD POLİTİKASI DEĞİŞMEDİ" MESAJIHer ne kadar ABD'li yetkililer Cabello ile sahada birlikte çalışsa da Washington resmi olarak ödül kararının yürürlükte olduğunu vurguluyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mayıs ayında kendisine yöneltilen bir soru üzerine "ABD'nin bu konudaki politikası değişmedi." ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, geçici Venezuela yönetiminin insani yardım çalışmalarını hızlandırmak için tam iş birliği yaptığını belirtti.
Cabello, ABD'nin suçlama yönelttiği tek Venezuelalı üst düzey yetkili değil.
Savunma Bakanı Gustavo Gonzalez Lopez, 2015 yılında protestoların bastırılmasındaki rolü nedeniyle ABD yaptırımlarına maruz kalmıştı.
ABD KARŞITLIĞINDAN İŞ BİRLİĞİNE UZANAN SÜREÇUzun yıllar ABD karşıtı söylemleriyle tanınan Cabello'nun, Maduro'nun devrilmesinden sonra dikkat çekici bir değişim yaşadığı belirtiliyor.
Yakın çevresine göre Cabello'nun temel hedefi, ABD açısından vazgeçilmez bir isim haline gelerek yeni dönemde siyasi etkisini korumak.
Geçmişte Washington'ı sert ifadelerle hedef alan Cabello'nun artık ABD'yi eleştirmediği, kırmızı gömlekleri ve askeri tarz kıyafetleri yerine takım elbise giymeye başladığı ifade ediliyor.
Cabello özellikle güvenlik güçleri, ordu ve hükümet yanlısı paramiliter gruplar üzerindeki etkisi sayesinde Washington açısından ülkenin istikrarını sağlayan kilit aktörlerden biri olarak görülüyor.
Her ne kadar Cabello bugün ABD ile birlikte çalışan isimlerden biri olsa da hakkında devam eden suçlamalar nedeniyle geleceği belirsizliğini koruyor.