İngiltere'de 10 yılda 7'nci başbakan. Starmer istifa etti, Burnham dönemi başlıyor
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başbakanlık görevinden resmen istifa etti. İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Kral Charles'tan hükümeti kurma görevini alarak İngiltere'nin son 10 yıl içerisindeki 7'nci başbakanı oldu.
İşçi Partisi lideri Andy Burnham, Kral Charles tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmesinin ardından resmen İngiltere'nin yeni başbakanı oldu.
Keir Starmer'ın görevinden ayrılmasıyla Başbakanlık Ofisi 10 Numara'ya taşınan 56 yaşındaki Burnham, ilk konuşmasında ülkenin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yeni hükümetin önceliklerini açıkladı.
STARMER'DAN VEDA MESAJIGörevi devretmeden önce Başbakanlık Ofisi önünde konuşan Keir Starmer, başbakanlık görevini yürütmenin "hayatının ayrıcalığı" olduğunu söyledi.
Starmer, "Görevimi tamamladım." diyerek Burnham'a başarılar diledi ve "Tam desteğim onunla." ifadelerini kullandı. Ardından Buckingham Sarayı'na giderek istifasını Kral Charles'a sundu.
"SİYASİ İSTİKRAR ŞART"Burnham ise hükümeti kurma görevini aldıktan sonra yaptığı ilk konuşmada İngiltere'nin karşı karşıya olduğu sorunlarla dürüst şekilde yüzleşmesi gerektiğini söyledi.
Yeni başbakan, daha istikrarlı ve sorumlu bir siyaset anlayışı izleyeceğini belirterek, hayat pahalılığıyla mücadele, ekonomik büyümenin hızlandırılması ve kamu hizmetlerinin iyileştirilmesini hükümetin temel öncelikleri arasında gösterdi.
Burnham, ülkeyi ve ekonomiyi yeniden yapılandırarak yaşam maliyetlerini düşürmeyi ve refahı ülkenin tüm bölgelerine yaymayı hedeflediğini ifade etti.
İLK SINAV KABİNEBurnham'ın ilk önemli adımlarından biri yeni kabinesini oluşturmak olacak.
Özellikle Maliye Bakanlığı görevine kimin getirileceği Londra kulislerinde yakından takip edilirken, Enerji Bakanı Ed Miliband ile İçişleri Bakanı Shabana Mahmood'un adı ön plana çıkıyor.
Burnham ise kabineyle ilgili spekülasyonlara itibar edilmemesi çağrısında bulunarak henüz kararını vermediğini söyledi.
10 YILDA 7 BAŞBAKAN DEĞİŞTİİngiltere'de son 10 yılda başbakanlık koltuğu sık sık el değiştirdi.
2016 yılında David Cameron'ın Brexit referandumunun ardından istifa etmesiyle göreve Theresa May geldi. May'in 2019'da ayrılmasının ardından Boris Johnson başbakan oldu. Johnson'ın 2022'de istifası sonrası görevi Liz Truss devraldı ancak Truss, yalnızca 49 gün görevde kalarak ülke tarihinin en kısa süre görev yapan başbakanı oldu. Truss'ın yerine yine 2022 yılında Rishi Sunak getirildi.
Temmuz 2024 genel seçimlerini kazanan İşçi Partisi lideri Keir Starmer, 14 yıllık Muhafazakar Parti iktidarını sona erdirerek başbakanlık görevini üstlendi. Starmer'ın parti içindeki desteğini kaybetmesi üzerine Temmuz 2026'da istifa etmesinin ardından İşçi Partisi'nin yeni lideri Andy Burnham görevi devraldı. Burnham böylece, 2016'dan bu yana İngiltere'nin yedinci başbakanı oldu.
İNGİLTERE'NİN YENİ LİDERİ ANDY BURNHAM KİMDİR?Andy Burnham, son yıllarda ülkenin en popüler siyasetçilerinden biri haline geldi. Siyasete genç yaşta adım atan Burnham, 24 yaşında parlamento araştırmacısı, 28 yaşında özel danışman ve 31 yaşında milletvekili oldu.
Liverpool'da 1970 yılında doğan Burnham, Cheshire yakınlarındaki Culcheth köyünde büyüdü.
Telekomünikasyon mühendisi bir baba ile pratisyen hekim resepsiyonisti bir annenin çocuğu olan Burnham, 14 yaşında televizyondaki bir dramadan etkilenerek İşçi Partisine katıldı.
Everton taraftarı olan ve genç yaşta kriket oynayan Burnham, Cambridge Üniversitesinde İngilizce eğitimi aldı.
Milletvekilliği döneminde Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde görev alan Burnham, hazine müsteşarlığı, kültür bakanlığı ve sağlık bakanlığı yaptı. Kültür bakanı olduğu dönemde, 97 Liverpool taraftarının öldüğü 1989 Hillsborough faciasının 20. yılı anma töreninde protesto edildi.
"KUZEYİN KRALI"
Belediye başkanlığı seçimini 2017 yılında yüzde 60'ın üzerinde oyla kazanan Burnham, 2021 yılında daha büyük bir farkla yeniden seçildi.
Kovid-19 salgını döneminde bölgesel kısıtlamalar nedeniyle Muhafazakar Parti hükümetiyle karşı karşıya gelen Burnham, bu duruşuyla "Kuzeyin Kralı" lakabını aldı.
Belediye başkanlığı döneminde otobüs hizmetlerini yeniden kamu kontrolüne alan "Bee Network" sistemini kurdu. Ayrıca konut yapımı ve ekonomik büyüme hamlelerine öncülük etti.
Yardımcısı Kate Green, Burnham'ın Büyük Manchester için net bir vizyonu olduğunu ve insanların günlük yaşamlarına dokunacak işlere odaklandığını aktardı. Ancak Burnham, 2020 yılına kadar bölgedeki evsizliği bitirme vaadini yerine getiremedi.
Siyasi çevrelerde Burnham, İşçi Partisinin "yumuşak sol" kanadıyla ilişkilendiriliyor. Belediye başkanlığı dönemiyle özdeşleşen "Manchesterizm" kavramı, iş dostu bir sosyalizm anlayışını ifade ediyor.
Burnham, bunun neoliberalizmin sonu anlamına geldiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, konut, su, enerji ve ulaşım gibi temel kamu hizmetlerinin kamulaştırılmasını ve yetkilerin yerel yönetimlere devredilmesini savunuyor.
Bu gelişme, onun konuyu kabineye taşımasını ve facia hakkında ikinci bir soruşturma açılmasını sağladı.
Burnham, 2010 ve 2015 yıllarında iki kez İşçi Partisi liderliğine aday oldu ancak seçilemedi. 2015'teki yarışı Jeremy Corbyn kazandı.
Burnham, Corbyn döneminde gölge içişleri bakanlığı yaptı ve 2017 yılında Büyük Manchester Belediye Başkanı olmak için bu görevinden ayrıldı.
İşçi Partisi içindeki popülaritesi artarken Burnham, daha önce Westminster'a dönmek istemiş ancak Starmer ve parti yönetimi tarafından engellenmişti.
Fakat yerel seçimlerdeki başarısızlığın ardından milletvekili Josh Simons, Burnham'ın önünü açmak için Makerfield adaylığından çekildi. Ara seçimde oyların yaklaşık yüzde 55'ini alan Burnham, parlamentoya geri döndü.
Seçim kampanyası boyunca ülkedeki siyasi dengeleri gözeten Burnham, göç konusunda hükümete yakın bir tutum sergiledi.
Sığınmacıların kalıcı statülerinin sona erdirilmesi planını destekledi ve yerleşik statüsü olmayan göçmenlerin sosyal yardımlardan yararlanabilmesi yönündeki eski çağrılarından geri adım attı.
Finans piyasalarındaki dalgalanmaların ardından kamu harcamalarını sınırlayan bütçe kurallarına yönelik eleştirilerini hafifleten Burnham, İngiltere'nin Avrupa Birliği'ne yeniden katılması yönündeki geçmiş açıklamalarından da uzaklaştı.
Burnham, şimdi tüm ülkenin dikkatini çeken bir konumda parlamentodaki görevine başlıyor.